| Proje Türü | Diğer Kamu Kuruluşları (Yükseköğretim Kurumları Hariç) (TÜSEB) |
| Proje No | - |
| Proje Sahibi Kurum | Ankara Üniversitesi |
| Proje Durumu | Devam Ediyor |
| Başlangıç Tarihi | 18-05-2026 |
| Bitiş Tarihi | |
| Proje Konusu | Bu proje, nörodejeneratif hastalıkların modern tıptaki en zorlu engeli olan Kan-Beyin Bariyeri’nin (KBB) aşılmasına yönelik, Dr. S. Semra EROL Kültür Koleksiyonu bünyesinde muhafaza edilen ve biyolojik aktivitesi yüksek olan özel Hericium erinaceus (Aslan Yelesi) tıbbi mantar suşunun miselyumundan izole edilecek fungal eksozomları (FE) yenilikçi, doğal nano-taşıyıcılar olarak konumlandıran özgün bir terapötik strateji sunmaktadır. Çalışma kapsamında, Dr. S. Semra EROL tarafından moleküler ve morfolojik düzeyde karakterize edilen bu spesifik suştan elde edilen doğal veziküller, Parkinson hastalığının klinik tedavisinde altın standart kabul edilen ancak KBB geçiş sınırlılıkları ve sistemik yan etkileriyle bilinen L-Dopa’nın hedeflenmiş taşınımı için bir biyokimyasal vektör olarak kullanılacak; izolasyon sürecinde elde edilen eksozom benzeri veziküllerin yapısal bütünlüğü ve saflığı Dinamik Işık Saçılması (DLS) ile Geçirimli Elektron Mikroskopisi (TEM) teknikleriyle doğrulanırken, ilaç yükleme verimliliği ($EE\%$) ise laboratuvar altyapısında mevcut olan Diatek DR-200 mikroplaka okuyucu sisteminde spektrofotometrik yöntemlerle hassas bir şekilde standardize edilecektir. Geliştirilen bu hibrit nano-formülasyonun nöroprotektif potansiyeli, insan Parkinson patolojisini genetik ve biyokimyasal düzeyde yüksek homolojiyle taklit eden transjenik Caenorhabditis elegans modelleri üzerinde kapsamlı dopaminerjik nöron sağlığı analizleri, lokomotor aktivite takibi ve kemotaksis yanıtları üzerinden multidisipliner bir yaklaşımla analiz edilecektir. Projenin en temel özgünlüğü, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının kadim bir kolu olan mikoterapi pratiklerini, 21. yüzyılın ileri nanobiyoteknoloji ve ilaç taşıma sistemleri disipliniyle sentezleyerek; yüzyıllardır nöro-rejeneratif etkileriyle bilinen tıbbi mantar bilgilerini, modern kanıta dayalı tıp standartlarında farmakolojik ve biyokimyasal verilerle yeniden inşa etmeyi ve modernize etmeyi amaçlamasıdır. Bu bilimsel kurgu sayesinde, sadece ticari bir suş yerine yerli ve özel bir koleksiyondan sağlanan materyalin içerdiği doğal erinasin ve herisenon gibi nörotrofik bileşenlerin L-Dopa ile oluşturacağı sinerjik nöroprotektif etki in vivo ortamda kanıtlanmakla kalmayacak; aynı zamanda sentetik taşıyıcılara kıyasla çok daha düşük toksisite profiline sahip, yüksek biyo-uyumluluk sunan ve ülkemizin biyoteknolojik bağımsızlığına katkı sağlayacak GETAT ilkeleriyle uyumlu yerli bir nano-ilaç taşıma sistemi prototipi akademik literatüre ve biyomedikal endüstrisine kazandırılmış olacaktır. |