Psychoanalytic Insights into Eating Disorders: A Historical and Theoretical Exploration
Yazarlar (3)
Ayça Tezerişir
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Türkiye
Doç. Dr. Sinem BALTACI Yalova Üniversitesi, Türkiye
Prof. Dr. Tülin Gençöz Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Diğer (Teknik, not, yorum, vaka takdimi, editöre mektup, özet, kitap krıtiği, araştırma notu, bilirkişi raporu ve benzeri) (Uluslararası alan indekslerindeki dergilerde yayınlanan teknik not, editöre mektup, tartışma, vaka takdimi ve özet türünden makale)
Dergi Adı Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar
Dergi ISSN 1309-0658
Dergi Tarandığı Indeksler PsycINFO
Makale Dili İngilizce Basım Tarihi 03-2026
Cilt / Sayı / Sayfa 18 / 1 / 54–61 DOI 10.18863/pgy.1564414
Makale Linki https://doi.org/10.18863/pgy.1564414
UAK Araştırma Alanları
Psikoterapi Uygulama ve Araştırmaları Psikoloji Davranış-Kişilik Değerlendirmesi Kişilik Kuramları
Özet
Bu makale, yeme bozukluklarının psikanalitik temellerini derinlemesine inceleyerek, bu rahatsızlıkların Freud’un erken dönem teorilerinden başlayarak günümüzün ilişki odaklı yaklaşımlarına uzanan kavramsal evrimini ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır. Freud, yeme bozukluklarını bilinçdışı çatışmaların bir yansıması olarak tanımlamış ve özellikle yemek yemeyi reddetme gibi davranışları, psikoseksüel gelişim aşamalarındaki mücadelelerin dışavurumları olarak yorumlamıştır. Nesne ilişkileri kuramının gelişimi, analitik çerçeveyi anne-çocuk ilişkisinin erken dönem dinamiklerine kaydırarak, bu etkileşimlerin duygusal düzenleme, kimlik oluşumu ve benlik algısı üzerindeki derin etkilerini vurgulamıştır. Lacanyen psikanaliz, yeme davranışlarını dil, sembolizm ve özellikle anne, çocuk ve baba arasındaki üçlü ilişki bağlamında şekillenen sembolik eylemler olarak yeniden çerçevelendirmiştir. Benlik psikolojisi, bağlanma kuramı ve karşılıklı öznellik gibi modern yaklaşımlar, karşılanmamış benlik-nesne ihtiyaçlarının, bozulmuş bağlanma örüntülerinin ve kuşaklar arası aile dinamiklerinin yeme bozukluklarının ortaya çıkışında ve sürekliliğinde oynadığı kritik rolleri öne çıkarmıştır. Ayrıca, bu yaklaşımlar, bireyin öznel deneyimlerini ve ilişkisel bağlamlarını merkeze alarak, yeme bozukluklarının karmaşık doğasını daha iyi anlamayı mümkün kılmıştır. Makale, yeme bozukluklarının sembolik, ilişkisel ve duygusal boyutlarını ele alan bütüncül bir anlayış geliştirmek ve bu doğrultuda etkili terapötik müdahaleler tasarlamak için, psikanalizin tarihsel birikiminin modern ilişkisel kuramlarla entegrasyonunun gerekliliğini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler
Yeme bozuklukları | psikanalitik kuram | yemeğin psikolojik boyutları