İbn Sînâ'nın Tanrı Tasavvurunu Üzerine İnşa Ettiği Yaratıcı'yı Niteleyen İsimler   
Yazarlar (1)
Doç. Dr. Emine TAŞÇİ YILDIRIM Yalova Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale
Makale Alt Türü Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale
Dergi Adı İslami Araştırmalar
Dergi ISSN 1300-0373
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe
Basım Tarihi 04-2021
Cilt No 32
Sayı 2
Sayfalar 348 / 371
Makale Linki https://www.islamiarastirmalar.com/upload/pdf/8b35f04938ba73b.pdf
Özet
İsimler, bir varlığı tanımlamaya, açıklamaya yarayan sözlerdir. Bu anlamda isimler, felsefe içerisinde kendilerine yer bulmuş ve zamanla bazıları kavramsallaşmıştır. Felsefede Tanrı için kullanılan bazı özel isimler mevcuttur. Bu isimler, Tanrı tasavvurunun anlaşılmasında önemli bir role sahiptir. İslam filozoflarından İbn Sînâ, Tanrı tasavvurunu sistematik felsefesi içerisinde belirli isimler üzerinden ortaya koymaktadır. Bu makalede, İbn Sînâ'nın Yaratıcı için hangi isimlerikullandığı ve bunlar üzerinden nasıl bir Tanrı tasavvuru ortaya koyduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için genel olarak İbn Sînâ'nın varlığı incelediği metafiziğe dair eserleri dikkate alınmıştır. İbn Sînâ, Yaratıcı'yı nitelemek üzere genel olarak şu isimleri kullanmaktadır: Zorunlu Varlık (Vâcibu'l-Vücûd), İlk/İlk İlke (Evvel, Mebde-i Evvel), Allah, Bâri'/Sâni‘. İbn Sînâ'nın bu isimleri rastgele seçmediği açıktır. Onun Tanrı'dan bahsederken zata ilişkin vurgu yapmak istediğinde Zorunlu Varlık; varoluş sürecini açıklarken İlk İlke; selbi ve izafi levazımdan söz ederken Allah ve her türlü eksiklikten tenzih için ise çoğunlukla Bâri' ismini tercih ettiği söylenebilir. Ancak bu isimlendirmelerin hepsinde Tanrı'nın varlığının zorunluluğuna, basitliğine, birliğine ve varlık verici oluşuna değinilmektedir. İbn Sînâ'nın Tanrı'yı çoğunlukla olumsuzlama yöntemiyle açıklama yolunu tercih ettiğinden ve tevhid temelli tenzihi bir Tanrı tasavvuru ortaya koyduğundan bahsedilebilir. Ayrıca isimler ve onlara dair açıklamaları onun Tanrı anlayışında hem felsefî dilin hem de din dilinin hakimiyetini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları

Paylaş