| Makale Türü |
|
| Makale Alt Türü | Diğer hakemli ulusal dergilerde yayınlanan tam makale |
| Dergi Adı | Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi |
| Dergi ISSN | 2148-385X |
| Dergi Tarandığı Indeksler | WORLDCAT, İSAM, SOBİAD, DRJI, ASOS, ARAŞTIRMAX |
| Makale Dili | Türkçe |
| Basım Tarihi | 06-2020 |
| Cilt No | 7 |
| Sayı | 1 |
| Sayfalar | 223 / 251 |
| DOI Numarası | 10.5281/zenodo.3901796 |
| Özet |
| Geleneksel fıkıhta ibâdetler İslâmî ilimlerin ayrışmasının doğal bir sonucu olarak ahlâktan ayrı bir başlıkta değerlendirilmektedir. Bu farklılık, günümüzde toplumsal ve bireysel bazda ibâdet-ahlâk arasındaki ilişkinin zayıflığını kendini gösterebilmektedir. İbâdet açısından hassas olan bireylerin ahlâkî zaafiyet taşıması sıradan bir durum olarak algılanırken dindarlığın gücü ibâdetlerin fazlalığı ve niceliğiyle ölçülür hale gelebilmektedir. Namaz, oruç vb. ibâdetlerin kişilerin hayatlarında karşılık bulan anlamı “sadece Allah’ın bir emrini yerine getirmek, Allah’ın rızasını kazanmak” anlayışıyla sınırlı kalabilmektedir. Söz konusu bu anlayışın nihai süreçte geldiği nokta anlam ve ahlâktan yoksun olan ve sadece forma/şekle indirgenmiş bir dindarlık anlayışı yanında ibâdet kavramının da anlam ve eksen kaymasına uğramasıdır. Bu durum namaz kılan ancak insanlara karşı enaniyet ve egosundan bir şey kaybetmeyen, zekât veren ancak toplumsal sorunlarla ilgilenmekten uzak kalan, oruç tutan ancak Allah için değil bireysel çıkar ve gösteriş için bir iş yapan bir zihniyetin de tezahür etmesine zemin hazırlamıştır. Burada sorunun odağı dinin formel ve zahir kısmını temsil eden ritüellerin sadece uygulanması gereken birer emir olarak telakki edilmesi ve ahlâkla olan irtibatlarının kesilmesidir. Çalışmada formel ibâdetlerin toplumsal ve bireysel ıslaha nasıl etki ettiğini, namaz, oruç gibi şekilsel ibâdetlerin hangi ahlâkî ilkeleri tesis etmek maksadıyla gönderildiğini ve formelleştirilen dindarlığın hangi dinî ve ahlâkî sonuçları ortaya koyduğunu irdeledik. |
| Anahtar Kelimeler |