İSLÂMÎ İLİMLER TEMELİNDE SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN’IN TEDRİS VE İRŞAD HAREKETİ
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Hasan GÜMÜŞOĞLU Yalova Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı EKEV Akademi Dergisi
Dergi ISSN 1301-6229
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 09-2024
Kabul Tarihi 02-08-2024 Yayınlanma Tarihi 29-09-2024
Cilt / Sayı / Sayfa – / 99 / 143–158 DOI 10.17753/sosekev.1402438
Makale Linki https://doi.org/10.17753/sosekev.1402438
UAK Araştırma Alanları
Özet
Süleyman Hilmi Tunahan, Osmanlı’nın son dönem ulemasından ve meşâyihinden olup cumhuriyet döneminde dinî hareketler noktasında oldukça etkili bir şahsiyet olmakla birlikte onun faaliyetleri hakkındaki çalışmalar sınırlı kalmıştır. Bu sebeple çalışmamızın amacı bilgi ve belgelere dayalı olarak Süleyman Efendi’nin irşad ve tedris hareketinin usûl ve esaslarının ortaya koymaya yöneliktir. Bunun için bu çalışmada doküman analiz metodu kullanılmıştır. Tunahan’ın özellikle irşad ve tedris hareketinin usûl ve esaslarının ortaya konulması çağdaş İslâmî hareketlerin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasına katkı sunacaktır. Tunahan, Osmanlı medreselerinde tahsiline devam ederek ihtisas kısmından üstün derece ile mezun olup dersiâm ve kadılık unvanı almıştır. O ayrıca tahsili esnasında Nakşibendiyye/Müceddidiyye şeyhi Salâhüddin b. Mevlânâ Sirâcüddîn’e intisap ederek seyr ü sülûkünü tamamlayıp aynı tarikatın son mürşid-i kâmili olmuştur. Tunahan’ın talim usûlü Osmanlı medreselerinde verilen eğitim ve okutulan kitaplar temelinde olmakla birlikte onun tevarüs edilen ilim geleneğini tecdit ederek eğitime aksiyon kazandırması dikkat çekmiştir. Kendisinden sonra talebeleri tarafından devam ettirilen tedris ve talim usûlüyle Süleyman Efendi, İslâmî eğitimi medreseye nispetle daha kısa zamanda tamamlatmakla temayüz etmiştir. Süleyman Efendi, İslâmî ilimlerin her birine ait genel kabul gören ve asırlardır medrese müfredatında yer alan kitapları okutmuş ve bu usûle daha sonra talebeleri de devam etmiştir. Ehl-i Sünnet’in esaslarından taviz vermeksizin faaliyetini yürütmekle bilinen Süleyman Efendi, Nakşibendiyye tarikatına göre sohbet, rabıta, zikir ve hatm-i hâcegân gibi vuslat yollarının usûlüne uygun bir şekilde icra edilmesine büyük önem vermiştir. Süleyman Efendi ve talebelerinin Kur’an kurslarıyla başlayıp talebe yurtlarıyla yaygınlık kazanan ve sonraki dönemde kreş, anaokulu ve özel okul gibi kurumlarda yapılan tedris ve irşad faaliyetleri, bazı zorluklarla beraber devam etmiştir. İmam-hatip okullarının 1958 yılında ilk mezunlarını vermesine kadar dinî vazife yapanların sistemli olarak yetiştikleri tek yer Kur’an kursları olmuştur. İmam-hatip okulu mezunlarının sayılarının sınırlı olması sebebiyle bu durum, 1965 yılında kadar fazla bir değişiklik olmadan devam etmiştir.
Anahtar Kelimeler