İtikad Açısından Mütevâtir Olmayan Haberin Bilgi Değeri / The Informatıon Value of Non-Mutawatir Khabar with Regard to Faith
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Hasan GÜMÜŞOĞLU Yalova Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Journal of History Culture and Art Research
Dergi ISSN 2147-0626
Dergi Tarandığı Indeksler EBSCO
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 03-2017
Kabul Tarihi Yayınlanma Tarihi 06-04-2017
Cilt / Sayı / Sayfa 6 / 2 / 279–306 DOI 10.7596/taksad.v6i2.601
Makale Linki http://kutaksam.karabuk.edu.tr/index.php/ilk/article/view/601
UAK Araştırma Alanları
Özet

Abstract

It is important to know under what conditions khabar expresses true knowledge because it is obligatory that the creed should be built on indisputably true information. Although the theologians agree that mutawatir khabar gives certain information, they have different ideas about non-mutewatir khabar.

While the scholars of hadis remark that khabar-i wahid gives certain information provided that they are authentic, the Kharijites and majority of Mutazilites remarked that it does not express certain knowledge about creed. It can be said that the Sunni scholars follow a way between the hadis scholars and the Mutezilis. The Sunni scholars, who agree that non-mutawatir khabar gives certain information under certain conditions, remark that some non-mutawatir khabars can be used as evidences about creed provided that they lay down the needed conditions and be supported by indirect evidences (qarinah). However, rejecting a belief which wer determined by means of non-mutawatir khabar is not considered, by Sunni scholars, as infidelity (kufr) but as innovation (bid’at) and aberration. This study deals with the debates on this topic and tries to assess the information value of mutawatir and non-mutawatir khabar.

Öz

İtikadî esaslar, doğruluğu kesin bilgiler üzerine bina edilmesi zorunlu olduğundan, bir haberin hangi şartlarda doğru bilgi ifade edeceği önemli bir konudur. Kelamcılar, mütevâtir haberin kesin bilgi ifade ettirdiği noktasında görüş birliği içerisinde olmakla birlikte mütevâtir olmayan haberlerin bilgi değeri konusunda, farklı görüşler sahip olmuşlardır.

Hadisçiler, genel manada haber-i vâhidin sahih olması durumunda doğru bilgi ifade edeceğini belirtirken, Mu’tezile’nin ekseriyeti ve Hâricîler, haber-i vâhidin itikadî konularda ilim icap ettirmediğini söylemişlerdir. Ehl-i sünnet’in ise hadisçiler ile Mu’tezile arasında orta bir yol takip ettiği söylenebilir.

Mütevâtir olmayan haberlerin belirli şartlar dahilinde kesin bilgi gerektirdiğini ifade eden Ehl-i sünnet, söz konusu şartları taşıması veya karinelerle desteklenmesi durumunda tevâtür derecesine ulaşmayan bazı haberlerin itikadî hususlarda delil olabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte tevâtür derecesine ulaşmayan haberle sabit olan itikadî bir meseleyi kabul etmemek, Ehl-i sünnet tarafından küfür olarak görülmeyip, bidat ve dalalet olarak değerlendirilmiştir. Bu makale konu ile ilgili bu tartışmaları ayrıntılı bir şekilde incelemekte ve mütevatir haber ile mütevatir olmayan haberin bilgi değerinin ne olduğunu incelemektedir.

Anahtar Kelimeler